Haber No: 2018/105
 
Altındağ/Ankara 29.10.2018
 
Cumhuriyetimizin ilanının 95. yıl dönümü Altındağ Kaymakamı Erol KARAÖMEROĞLU ve eşi Filiz KARAÖMEROĞLU’un katılımlarıyla Mahir İz Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından düzenlenen etkinliklerle kutlandı.
Kutlamalara, Kaymakamlığımız birim amirleri ile Altındağlılar katıldı.
Etkinlikler saygı duruşu ve istiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Altındağ Kaymakamı Erol KARAÖMEROĞLU etkinliklerde bir konuşma yaptı.
KARAÖMEROĞLU’nun  konuşması şöyle;
“Değerli Çalışma Arkadaşlarım,
Değerli Öğretmen Arkadaşlarım
Sevgili Öğrenciler
Aziz Altındağlılar
Bu Güzel günde, koca tarihin ve şu gök kubbenin şahitliğinde birçok yıkılışa ve dirilişe şahit olmuş ceddimizin ve başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere kıyamete kadar ayakta tutmaya ant içtiğimiz son devletimizi kuranların manevi huzurunda, devletimizi kuranlara, kurmak ve korumak için şehadet şerbetini içmiş aziz şehitlerimize şükran hislerimizi ifade etmek için, devletimizin en büyük yani Cumhuriyetimizin 95. Yılını kutlamak için toplandık.
Bugün tarihimizin en güzel eseri ve en büyük milli bayramı olan Cumhuriyetimizin 95. Kuruluş yıldönümüdür. Milletimizin ölümsüz eseri Cumhuriyet Bayramına hoş geldiniz. Cumhuriyetimizin 95. Yıldönümüne ulaşmanın engin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak buruk bir sevinç yaşıyoruz. Güneydoğudaki asker-polis Şehitlerimiz  ve 15 Temmuz Demokrasi milli irade şehitlerimiz nedeniyle  Milletçe üzüntülüyüz. Onların acılarını milletçe yüreğimizde hissediyoruz ve acılarını paylaşıyoruz. Şehitlik mertebesine erişmiş o ana kuzularına, genç filizlere Allahtan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun, ruhları şad olsun. Bu en büyük bayramımız, onu sonsuza kadar yaşatmaya ant içmiş yüce Milletimize ve Altındağ halkına olsun.
Cumhuriyet Bayramının iki önemli anlamı vardır: Birincisi özgürlük, ikincisi de Milli Egemenlik yani egemenliğin millete ait olmasıdır.
19 Mayıs 1919’ da Atatürk’ ün Samsun’a çıkarak Mili mücadeleyi başlatıp, 29 Ekim 1923 tarihinde de ‘’Türk Milletinin karakterine ve adaletlerine en uygun irade olan, Cumhuriyet idaresidir.’’ Diyerek ilan ettiği Cumhuriyet, Milletimize bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir. 15 Temmuzda da bu aziz millet Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmıştır.
         Atatürk’ ün Cumhuriyet projesi, devletin şekliyle ilgili bir değişim olmanın ötesinde, daha büyük ve kapsamlı bir değişime tekabül etmektedir.
Bu projeyi Atatürk, 10 yıl Nutku’nda şu şekilde ifade etmiştir: ‘’Yurdumuzu, dünyanın en memur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklara sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Yüce Milletimiz, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.
Türkiye’miz Cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne gelişme yönünde büyük mesafeler kat etmiştir ve kat etmeye de devam edecektir. Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yıldönümünde yani 2023 de dünyanın en büyük ve en güçlü ülkeleri arasında ki yerimizi almak çok da uzak bir hedef değildir.
Sevgili Vatandaşlarım;
Büyük önder Atatürk’ ün gösterdiği hedefler açısından yapacaklarımız henüz bitmiş değildir. Ülkemiz, üzerinde bulunduğu coğrafya itibari ile politik, stratejik ve ekonomik bir cazibeye sahiptir. Bu nedenledir ki; binlerce yıldır bu topraklarda aynı bayrak altında yaşayan insanlar üzerinde hep plan üstüne palan yapılmış, oyun oynanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman iç ve dış düşmanları olmuştur ve olacaktır. Yurdumuzu parçalamak isteyen Sevr sevdalıları her zaman olmuştur. Ve olmaya devam edecektir. Mehmet Akif’in ‘’Top bile sindirmez’’ dediği toplu vuran yürekler sayesinde bu oyunlar boşa çıkartılmıştır. Bundan sonra yapılacak planlar da bozulmaya mahkumdur.
Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamak yalnız konuşmakla, sadece duygusallıkla olmaz. Ben cumhuriyeti ve bağımsızlığı seviyorum demek yetmez, yaşadığımız vatan için içtenlikle çalışmalıyız, kendi değerlerimizin değerini, birbirimizin kıymetini bilerek çalışmalıyız. Geçmişimizle gurur duymalı  ve geleceğe güvenle bakmalıyız. Asla Ümitsizliğe kapılmadan, yılmadan usanmadan çalışmalı ve mücadele etmeliyiz.
Çocuklarımızı, torunlarımızı kucaklayan umut dolu projeleri hayata geçirebilme için,
Birlikte yaşamak ve biz duygusunu iliklerimize kadar hissetmek için güzel zeminler oluşturabilmek için çok çalışmalıyız.
Sevgili ALTINDAĞLILAR;
Cumhuriyetimiz’ in 95. Yılını kutlarken ‘’Bugünün anlam ve önemine binaen yapmamız gereken şey, hem sahip olduğumuz değerlerin muhasebesini yapmak hem de ileriye doğru bakmaktır. Bugün ,her zamankinden daha çok çalışmaya, özgüvene, milli birlik ve dayanışmaya ihtiyacımız vardır.
Bugün yepyeni aksiyonların zembereği kurulmakta dünya kan ve gözyaşına boğulmaktadır. Tarihinin bu gündönümü çağında, birliğimizi-dirliğimizi, sevgimizi-saadetimizi çekemeyen şer güçler, her zaman olduğu gibi yine memleket semalarımızın o berrak görünümünü bozmak için uğraşıyorlar.
Dünyanın yaşadığı değişim ve dönüşüm sürecini, ağır bedeller ödemeden, milli menfaatlerimiz ve hedeflerimize halel getirmeden yaşayabilmek için milli birlik ve beraberliğe iyi bir tarih şuuruna ve gücünü milletten alan bir vizyona sahip olmak zorundayız. Dünyanın gözü, insanlığım umudu bu büyük ve aziz millettedir. Türkiye entelektüel ve bilimsel üretimiyle, dünya devletleri arasından hak ettiği yeri almak zorundadır. Buna mecburuz. Çünkü sadece bizim için değil, bütün dünya için hayırlısı bu olacaktır.
Türkiye’nin modern ve medeni dünyadaki yerini geliştirmek için, hepimize önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu yüzden milletimizi ve memleketimizi ilgilendiren her meseleyi, en az şahsi davamız kadar heyecanla ve ısrarla izlemek ve sonuç almak zorunda olduğumuzu bilmeli ve buna inanmalıyız.
Değerli Mesai Arkadaşlarım
Öncelikli amacımızın Cumhuriyetimizin esas sahibi Cumhur’a, Halkımıza hizmet olduğunun bilinci ile sizlere tevdi edilen görevi yerine getiriniz. Halkı kucaklayınız. Halk-Devlet birlikteliğini    pekiştiren davranışlar         sergileyiniz, toplumsal refah için projeler üretiniz. Halka yakın ve halkın içinde olunuz. Altındağ Halkı kendine özgü kadirşinaslığı ile sizi kucaklayacaktır.
Değerli öğretmenler!
Bilginin en önemli kazanım ve güç olduğunu günümüzde; aklını kiraya vermeyecek, aklını kullanabilecek bilimin aydınlatıcı ışığında ‘’erdemli insan yetiştirmek’’ düsturu ile geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimine özen gösteriniz, size emanet edilen çiçeklerimizi soldurmayınız.
Sevgili Gençler, Kıymetli Öğrenciler;
Sizler Atatürk’ün deyimiyle ‘’geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri’’ siniz.
Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak’’ sözleriyle işaret ettiği ve Cumhuriyeti emanet ettiği gençlersiniz…
Taşıdığınız bu emanetin ağırlığı ve sorumluluğunun bilincinde olduğunuza inanıyor ve sizlere güveniyoruz. Unutmayınız ki, geleceğimize yön verecek sizlersiniz. Bu ülke, sizlerin çabası ile dünyadaki saygın yerini alacaktır.
Bizim Cumhuriyetçi gençliğimiz; kültürlü, aydın, çalışkan, üretken, geçmişi ile gurur duyan geleceğe güvenle bakan başı dik, azimli, onurlu, imanlı ve  ‘’zaman bendedir ve mekân bana emanettir’’ şuurunda olmalıdır.
Ey  Anadolu’m güzel yurdum, Türkiye’m
On bin yıldır milletimize Halil İbrahim sofrası oldun.
Biz çoğaldıkça sen bereketlendin.
Senin suyunu içtik, senin ekmeğini yedik, senin sofranda beslendik,
Senin hür havanı soluduk.
Bir fincanın kırk yıl hatırı varsa,
Senin, bu bereketli sofranın ‘’sonsuza kadar’’ hatırı vardır.
Bu sofraya ‘’ihanet eden’’ ya nankördür ya da gafildir.
Ey Anadolum güzel yurdum
Sen, kaderi kaderimize benzeyen ölümsüz vatanımız…
Sen bin yıldır doğamıza beşik, ölenimize mezar oldun.
Bizler de beşikten mezara kadar sana sahip çıkacağız.
 Ey Anadolu’m güzel Türkiye’m!
Bir gün bir Ferhat,  sendeki bir güzele sevdalandı.
Bu sevda uğruna dağları deldi…
Ey güzel yurdum!
Biz sendeki bir değil, binbir güzelliğe sevdalıyız…
Senin için dağları değil çağları bile deleriz.
Uğrunda bir değil bin kere ölürüz.
Bilmeyenler ne bilsin, bilenlere selam olsun!...
Bu duygu ve düşüncelerle, Milletimizin kurtarıcısı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve dava arkadaşlarının 15 Temmuz Demokrasi şehitlerimizi vatan savunması, kalkınması ve milletimizin cehaletten kurtulması için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyor, dünya durdukça bu bayramların yepyeni meydanlarda, yepyeni ufuklarla ve yepyeni umutlarla sürüp gitmesini diler, sevgi ve saygılar sunarım.”
 KARAÖMEROĞLU’nun konuşmasından sonra öğrenciler şiir okudu yine öğrencilerin hazırladığı gösterilerle etkinlikler devam etti.